moonarose
Gazap Üzümleri okunması gereken klasiklerin en başında gelir bence. Hem anlatım bakımından insanı yormayan hem de kahramanlar olarak sıradan , her köşe başında karşınıza çıkabilecek insanların kullanılmış olması kitabı kolay okunur kılıyor. Amerika'daki büyük buhranı anlatsa da her ülkede benzer manzaralar ve toplumlar arasında benzer uçurumlar vardır.Bir de özellikle Steinbeck'in kullandığı semboller varki bunun için çok dikkatli okumak gerekiyor. Aile 13 kişi olarak yola çkıyor ve burada eski Ahit'e bir gönderme var(yola çıkan 13 kavim) Rahibin liderliğe soyunması İsa'ya bir gönderme, Ölü doğan çocuğu eski meyve sandığına koyarak nehre salınması yine Musa'ya bir gönderme ve son sahne bütün ümitlerin tükendiği bittiği noktadaki sahne hayatın devamını simgeliyor. Bebeği ölen genç Rose'in açlıktan ölmek üzere olan yaşlı ve dişleri dökülmüş adamı emzirerek hayat zincirini devam ettiriyor. Yüzündeki gizemli ve huzurlu gülümsemesiyle Meryem ve kucağında (bebek) İsa. Bu ve buna benzer yüzlerce gizli sembol var bu kitapta. Büyük bir yapbozun parçaları gibi yavaş yavaş ve teker teker oturuyor yerlerine olaylar.
Kesinlikle okunmalı ve bunları bilmiyorduysanız bir daha okunmalı.
Kitabın en sevdiğim sözü 'Öfkeyle delilik arasında incecik bir çizgi vardır...'