FIGCEL
Her satırından, her kelimesinden zevk aldığım, akıcı diyologlarına, sizi esir eden konusuna hayran kaldığım, son zamanların en güzel kitabı bu sanırım... Nick’in Harper’ ı gördüğü ilk anda onun hayatının kadını olduğunu bilerek ilerlemesi ve hayatı boyunca aşkından bu derece emin duruşu çok güzeldi. Harper’ ın daha 13 yaş doğumgününde annesi tarafından terkedilip hayatı boyunca “ben nerde yanlış yaptım?” ı sorgulayışı ve “bir anne dahi çocuğunu terkedebiliyorsa diğer sevdiklerimde beni terkedebilir” endişesiyle hayatını şekillendiren düşünce tarzını ve onun hayata karşı kırgınlığını içinizde hissetmek çok duygusaldı. Ve Harper ile Nick arasındaki hiç bitmeyen, tatlı atışmalarla ilerleyen o sevgi...

Bunun yanında mini spreyleriyle unutulmayacak, çılgın, sevgi dolu bir üvey anne olan BeverLee gibi, arkadaşa dönüşmüş kasabanın pederi gibi bir çok karakter bu kitabın lezzetini daha da arttırıyor. Bence böyle bir konu bundan daha güzel anlatılamazdı...