birazleyla
Her şey “İvan İlyiç ölmüş!” diye başlıyor… Sonrası bir ölüm ardından rabarba. Planlar, beklentiler, nasıllar, nedenler. Tolstoy bu kısacık öyküsünde bir ölünün yakın çevresinde yol açtığı düşüncelere (“Ah! Her an benim de başıma gelebilir! Ama neyse ki İvan İlyiç’in başına geldi!”) ve hastalık sürecinde kendi zihninde dönen “ölümle yüzleşme” serüvenine (“Şimdi buradayım, az sonra orada olacağım. İyi de orası neresi?”) yer veriyor. Lev Tolstoy’dan beklenir bir dille yaşamın amacını ve ölümün hakikatini tefekkür etmeye başlayabilirsiniz…