Naçizane yorumumu siz değerli okuyuculara sunmadan önce, aynı Vernadsky’in “Rusya Tarihi” adlı çalışmasında yapmış olduğum gibi, kitabı bir bölüm özelinde yorumlamaya çalışacağımı (yaklaşık 23 makale bulunmakta) belirtmeliyim. Böylece yapmış olduğum yorum uzun olmayacağı gibi sıkıcı olmaktan da görece uzaklaşabilecektir. Yine de hatalar, eksiklikler ve sürçü lisan için şimdiden affola!
László Rásonyi (1899-1984) Türkiye’de “Hungaroloji” kürsüsünün kurucusu ve çok önemli bir Türkolog ve de Hungarolog’dur. Özellikle eski Türk ve Macar tarihi hakkında birçok eser kaleme almış olan yazarımız “Onomaloji” (özel ad bilimi) alanında da önemli çalışmalara imza atmıştır. Konu ile alakalı daha geniş bilgiyi kitabın “önsöz” bölümünde de (s. 7-11) bulabilirsiniz.
Kitaba ve muhtevasına gelecek olursak; içeriğin tamamen derleme olduğunu belirtmemiz gerek. Kitap “Önsöz” ve “Dizin” de dahil olmak üzere toplamda 26 bölümden oluşmaktadır. Ayrıca hemen hemen tamamı daha önce dergilerde yahut çok yazarlı kitaplarda bir bölüm yahut müstakil bir makale olarak yayınlamış çalışmalardan oluşmaktadır. Kanaatimce bu derleme, Türkçe olarak ulaşabileceğimiz birçok makaleyi bir araya getirmesi noktasında, son derece pratik bir işlevi yerine getirmektedir. Çünkü daha önce yayınlanmış çalışmalar olsa da yayın yılları düşünüldüğünde (1937’ye kadar giden makaleler bulunmaktadır) bazılarına ulaşmanın son derece güç olduğunu söyleyebiliriz.
Benim burada üzerinde özellikle durmak istediğim bölüm; “Macar Arkeolojisinde Hunlar, Avarlar, Macarlar (s. 31-68)”dır. Her ne kadar çalışmanın başlığı “Hunlar” ile başlatılmışsa da “Nomad (göçer) kültürü” (s.31-41), “İskitler” ve “Sarmatlar” (s. 41-44) hakkında da bilgi verilmiştir. Bu sayede bölge ve tarihi kronolojik olarak takip edilebilmektedir. Devamında ise “Hunlar” (s. 45-8) ve “Avarlar” (s. 48-56) hakkında arkeolojik malzemeler, tarihsel veriler ile karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Yer yer Eunapios yahut Priskos’dan da alıntılar (s. 39) yapıldığını belirtelim.
Bu metnin (daha doğrusu konferansın) ilk kez 1937’de yayınlandığını düşünürsek ihtiva ettiği yorumların bir miktar eskimiş ve belki de yanlışlanmış olabileceğini, yorumların Macar Akademisi’nin genel paradigmasına uygun olduğunu unutmamamız gerekir. Mevzu bahis “Hunlar” olunca Macar Akademisi yahut Avrasyacı perspektif (ve dolayısıyla Türk Akademisi) üç aşağı beş yukarı aynı yorumları yaparken; E. A. Thompson, Maenchen Helfen yahut C. Kelly gibi batılı yazarların çıkarımları daha farklıdır. Kanaatimce bu isimler karşılaştırmalı okunursa elimizde bulunan metin çok daha anlamlı bir hâle gelecektir. Kitabın baskısı son derece kusursuz, boyutu ve puntosu okumak için son derece kullanışlıdır. Kullanılan Türkçe, yayım yıllarından olacak, eski ancak parantez içerisinde daha güncel kullanımları verildiğinden okuyucuyu yormayacak cinstendir. Genel olarak çeviri ve derleme başarılıdır. Konuya merakı olan herkese tavsiye ediyorum.
Herkese bol kitaplı, sağlıklı günler!