Kürşad Göktürk
Kırım'ın güzel bir yurt parçasında,avulunda,köyünde kendi halinde,toprakla haşır neşir,Tanrı'nın verdikleriyle yaşamlarını idame ettiren,kendi rızkını kendileri topraktan çıkaran,Tanrı'nın verdiklerine şükreden temiz,namuslu Kırım Tatar köylüsünün Bekir Ağa'nın,Seyd Ali'lerin,Esma,Ayşe bacıların hikayesi...Bekir Ağa'nın "onlar da insandı" diye acıyıp,evine konuk ettiği cenabet,mendebur Kala Mala ve oğlu İvan'ın köye yerleşmesiyle başlayan uğursuzluklar...Sonrasında komolizma ve koloz'un hiç te insancıl olmayan hatta vahşice,hayvanca bir muameleyle herşeyi toprak olan,bu kendi halinde güzel insanları yurtlarından edişi...Bu kitabı okuyan okuyucular yurt sevgisinin,toprak sevgisinin,insan sevgisinin bir kez daha farkına varacaklar.Ahhh!Bu Türk'ün yufka yürekliliği...Ne geliyorsa başına zaten bu yufka yürekliliğinden geliyor.Şahsen ben Sayın Dağcı'nın yaşadıklarını yaşasaydım bu kadar insancıl olabilir miydim,"Onlar da İnsandı" diye yine de yaşadıklarının müsebbibi olan,sorumlusu olan İvan'lara,Pavlenko'lara,Vasil Dimitroviç'lere bu kadar insancıl bir nazarla bakabilir miydim?Hiç sanmıyorum.