karaademmm
Bilge
Noktayı bırakın virgüle bile zor rastlanılan metinler yazıyor Bernhard. Bitip tükenmeyen cümleler. Paragrafların unutulduğu kitaplar. O yüzden onun eserlerini okuyup yazmaya çalıştığım her incelemede ‘çetin ceviz’ olduğundan bahsediyorum. • Onun metinlerinde ‘huzursuz eden’, ‘yıkım getiren’ bir yan var. İnsanları her ne kadar dış dünyaya kapalı gibi dursa da bir o kadar açık aslında iletişime. Ama ‘tükenmek’ üzere kurulu bir yapısı da var: “… bu insanların düşünceleri sürekli boğulmak, yaşama sevinçleri ölmek üzeredir, sırayla her şey donar ve donarak ölür.”(s.84) • İki anlatı okuyacaksınız. İlkinde bir doktor ve oğlu. Anlatacaklar uzun uzun. Anlayacaklar mı bilemiyorum. Zira zor olandır bu. Kurgu mu? Hayır. Bernhard ‘kurgu’ yazmaktan hiç hoşlanmıyor. • İkincisinde de ‘prens’ konuk olacak. Genel anlamda monolog olarak ilerleyecek satırlar. Zorlayacak; ama tat verecek. • Mutlu bir okur olarak ayrılacaksınız; ama nasıl bir ‘insan’ olarak kalırsınız, bilmiyorum. Buyurun.