econozzy
Halbuki o güzelim türkü, Orhan Pamuk’tan Elif Şafak’a, Elif Şafak’tan Mehmet Eroğlu’na edebiyatçıların zihnini meşgul eden soruyu yıllar önce sormuştu: “Yüzünde göz izi var / Sana kim baktı yârim?” Bu soru sanki hiç sorulmamış gibi, yüzlerde izler veya gizler veya gözler arama furyası devam edip gidiyor. Besbelli ki, aynalardan esirgenen bir ülkenin kıyısında yaşadığını varsayıyor herkes; besbelli ki, aynanın önüne çakılıp kalma biçimlerinden, yüzleşme provaları geliştirilmeye çalışıyor. Yılların usta romancısı Mehmet Eroğlu da, bir yerlere yetişme telâşını gizleme gereğini bile duymadan bu işe soyunduğuna göre, soyunmakla kalmayıp “yüz”ünü kamuya açtığına göre; sorgulanması gereken roman değil, romancının kendisi, romancının kendi içinde tükettiği ırmaklar olmalı. Yoksa, kimsenin kimseye söyleyecek sözü kalmayacak bir süre sonra. Kimbilir, belki de kimsenin kimseye söyleyecek sözü kalmadığı için yaşanıyordur yaşanan ne varsa...