Fulya Al
Kaşif
Bu yıl ki en iyi okumalarımdan biri. Çok farklı yazılmış ve fazlasıyla ilgi çekici ilerleyen bir hikaye. Britanyalıların Demir Çağ’daki yaşam formlarını deneyimsel arkeoloji metoduyla öğrenmek için bir araya gelen bir grup insan, Ingilizlerin atalarının eskiden yaşadıkları gibi yemeli, içmeli ve yaşamalıdırlar. Sylvie, anne-babası, bir profesör ve üç öğrencisiyle ilkel yaşamı en sade haliyle tecrübe etmeye çalışıyor. Ataerkillik ve gelenekselciliğin her zaman güvenilir olmadığı, bazen yıkıcı ve kırıcı olduğuna dikkat çekiyor yazar. Rausseau’nun ödev ahlakında açıkladığı gibi ‘Güç maddesel bir şeydir. Bundan nasıl bir ahlak çıkabilir, bilmem. Ayrıca öğrencilerden biri olan Moll karakteriyle empati, yardımlaşma ve dayanışma duygularını harekete geçiriyor. Sarah Moss’un kaleminin gücüne hayran kaldım. Çoğu satırda yüreğim burkularak ve şaşkınlık içerisinde sonlandı kitap. İlk okuduğum kitabı ve tarzını çok beğendim.