@kitapekinn
Kitapkurdu
Her okuduğum kitapla Oruçoğlu'na duyduğum hayranlık ve saygı büyüyor. Daha önce okuduğum eserleri için de defalarca belirttiğim gibi Muzaffer Oruçoğlu, romanın bu topraklarda ortaya konduğu 1850'li yıllardan itibaren süregelen "sanat toplum için mi sanat için mi" tartışmasını yok etmiştir. İnanılmaz bir estetik zevk alırken bir taraftan da toplumda ele alınması gereken, unutulmaması gereken bir sorun, bir acı okuyucuya duyuruluyor. Oruçoğlu okurken bir felsefi derinliğe daldığınızı hissediyorsunuz, sosyolojik bir inceleme, bir psikolojik çözümleme yapıyorsunuz, tarihsel bir belge tarıyorsunuz, farklı coğrafyalarda geziyorsunuz ama aldığınız edebi zevk damağınızın üstünde hep duruyor.