M Tiryaki
Kitapkurdu
Bir Mokümanter Roman
Bir mokümanter (sahte belgesel / mockumentary) sanılanın aksine bir dokümanter (belgesel / documentary) yazmaktan daha zordur zira dokümanterde olaylar gerçekten yaşanmıştır ve olayın absürt yanlarından tutun da sıkıcı aşamaları da dahil olmak üzere yazarın kabahati değildir. Olay öyle yaşanmıştır. Okur buna katlanmak durumundadır. Oysa mokümanter hayali bir öyküleme gerektirir. Olmayan bir ada, olmayan bir ahali, olmayan önderler, olmayan bir salgın yetkin bir yazarın elinde olmuşçasına anlatılır. Hayali karakterlerin yüzeyselliği, atmosfer oluşturamama, hiçbir alt öyküye yeteri kadar eğilememe gibi aksaklıklar bu tür romanlarda okura odaklanma sorunu hediye edebilir. Abdülhamit dönemi Ege adası Minger'in haritasının detayları için gösterilen çabayı bir romanın üç olmazsa olmazına; karakter-olay-olgu üçlüsünde görmeyi bekliyorsunuz. Romanın olumlu yanları da var elbette. İstanbul'da, V. Murat'ın zindan hayatı ve onun Abdülhamit'le olan karmaşık bağı okur için yerinde bir sadeleştirmeyle ve dramatik yapıyla sunulmuş. Sonuç olarak Minger adasının mokümanterik bağımsızlık hikayesi, veba ortamı ya da çok kültürlülüğün sancılarını çeken ada ahalisinin yaşamını anlatan bu romanı okumanın kararını okura bırakalım.