gunmoll
Bütün olay "pancar"la başlıyor.. "Pancar aslında melankolik bir sebzedir. ıstırap çekmeye onun kadar isteklisi yoktur. Örneğin insan şalgamı ne kadar sıksa, kanatamaz.." diyerek, pancarla ilgili ilginç açıklamalarla macera aniden hızlanıyor.. Bir bakıyorsunuz Paris'tesiniz, sonra Seattle, sonra New Orleans ve sonra da yüzyıl öncesinde, Doğu'da ve sonra tekrar günümüzde.. Başı dönüyor insanın ve pancarlar sağda solda belirmeye devam ediyor.. Tanrı Pan'ın keyfi kaçmış, Alobar nimphalarla oynaşırken, Madam Devalier, Marcel LeFever ve Priscilla içlerine doğan o kokunun peşinde ki ne olduğundan haberleri bile yok.. İllâ Tom Robbins diyenlerdenim..