Ergün Motugan
Kitapkurdu
dünyamızın sonu ile ilgili bir çok teori ortaya atılmakta. şiddetli depremler, volkanik hareketler, kutupların eriyip büyük sel felaketleri ve hakkında filmler yapılmış olan ve dünyamıza çarpacağı öne sürülen göktaşları. yazar detaylı bir inceleme ile özellikle varlığı henüz ispatlanmamış ve tahmin aşamasında bulunan bir gezegen teorisini tarihi ve arkeolojik bulgularla ortaya koymaya çalışmış. ancak bulunan bulguların tamamının bu teoriyi ispatlamak üzerine kurulmuş bir senaryonun parçası olduğu fikrine kapılıyor insan. sadece bulunan bulgulara dayanarak bir kronoloji ve nedense sadece eski ahite dayanarak bir yer tespiti ve kronoloji oluşturulmuş. hakkında kanıt bulunamayan bir çok kişi ve olay iptal edilmiş. kuan-ı kerimde adı geçen ve varlığı hakkında detaylı bilgiler verilen olaylar ve özellikle peygamberler ve onların halkları sadece bir kanıt yok diye hayal kahramanı yerine konulmakta. eski ahitin ne zaman yazıldığı ve ne kadar değiştirildiğini sanırım bir çok araştırmacı bile ispatlayamamıştır. yine değiştirilmiş bir tevrat geçmişe ne kadar ışık tutacaktır. üstelik yazar da bu konuda kitabında serzenişte bulunmaktadır. ancak yine de olayları bu belgelerin ışığında değerlendirmekten ileri gidememiştir. eski ahitin ve tevratın kaynak kabul edilmesinin yanında Kur'an-ı Kerim'in kaynak kabul edilmemesi enteresandır. bu yönüyle kitap hem taraflı ve eksik bir araştırma ürünüdür diye düşünüyorum.