hakan arslangiray
Üstat
Yaşlı bir adamdan vazgeçmemeye dair kısa bir ders...
Bu kısa romanda yazar yaşanmış bir olaydan yola çıkarak, uzun süredir avlanmakta başarısız olan yaşlı bir balıkçının son gücü ve umuduyla çok büyük bir balık yakalamak için denize açılmasını anlatıyor. Yaklaşık 3 aydır istediği büyüklükte bir balık tutamayan yaşlı balıkçı, her zaman açıldığı mesafeden çok daha uzak bir mesafeye açılmaya karar veriyor ve çok erken bir saatte denize açılıyor. Balıkçının oltasına takılan oldukça büyük bir kılıçbalığı, balıkçı ve kayığını sürüklemeye başlıyor. Yazar, romanında yaşlı balıkçının oltasına takılan balık ile yaptığı fiziksel ve psikolojik mücadeleyi gözler önüne seriyor. Balıkçının av süresince fiziksel olarak verdiği mücadeleyi, balığı kaçırmamak için günlerce hem balıkla hem de kendi yaşlı vücudu ile savaşmasını, bunları yaparken de denizin ortasındaki sonsuz yalnızlığı içinde geçmişiyle hesaplaşmasını, yaşadığı süre boyunca yaptıklarını düşünmesini, mutluluklarını ve pişmanlıklarını tartmasını gözlemliyorsunuz. Yazarın en çok bilinen eserlerinden olan roman, sıkılmadan okunabilecek, "mücadeleyi asla bırakma" önermesini öne çıkaran bir kitap. " "Balık" dedi, "Seni seviyorum ve pek saygı duyuyorum. Ama bugün sona ermeden seni öldüreceğim." " (s. 62) " Hala epey güçlü ve kancanın ağzının kenarında olduğunu gördüm, ağzını sıkı sıkı kapalı tutmalı. Kancanın eziyeti hiçbir şeydir. Açlığın eziyeti ve de anlamadığı bir şeye karşı olmak, en kötüsüdür." (s.87)