KY-218343
Milliyetçilik; 3. Dünyanın kapitalist ülkeler tarafından sömürülmesi için kurgusal, Anderson’un deyimiyle “Hayali” olarak ortaya çıkartılmış bir “fare tuzağıdır.” Milliyetçilik 3. dünyaya etki etmeye başladığı ilk yıllarda batı karşıtı bir nitelik taşımaktan öte batı ile bütünleşme veya modernleşme olarak ortaya çıktı. Fakat 3. dünyada egemen olan bir unsur bu bütünleşme ilişkisini bozdu. Bu unsur başta belirtildiği gibi 3. dünyanın en etkin ve önemli unsuru olan “Din yada kutsallık düşüncesi idi.” 3. dünyada baş gösteren milliyetçilik düşüncesinin kutsal olanla bütünleşmesi sonucu ulusal bağımsızlık hareketleri doğdu. Milliyetçilikten en çok zarar gören herhalde İslam Ülkeleri olmuştur. Çünkü bu ülkelerin toplumsal yapısı “Ümmet” esası üzerine kurulmuş idi. Milliyetçilik ise bu yapının dağılması anlamına geliyordu. Dağılmaya rağmen din faktörü etkili olmasından dolayı bu ülkeler tam anlamıyla sömürge olamadılar. Kısa bir süre içerisinde dinsel hareketler liderliğinde ulusal mücadeleler verildi. Ülkeler bağımsızlıklarına kavuştu. Fakat vahşi kapitalist çarkın pençesinden kurtulamadılar. Bunun en önemli sebebi de 3. dünya ülkelerindeki modern ulus-devlet ve siyasal elit ve modernist aydınlardır.