remuykusu
Cengiz Aytmatov'un okuduğum ilk eseri.Kitabı okurken uçsuz bucaksız Orta Asya bozkırlarında,Aral Gölü'nün çevresinde dolaştırıyor yazar sizi,anlatımı ile her şeyi kafanızda canlandırmanızı sağlıyor öyle ki kitabı hatırlamaya çalıştığınızda sanki oralarda bulunmuşsunuz gibi görsel belleğiniz devreye giriyor.SSCB döneminde ulus bilincine dair baskılar sanki kitabın son sayfasında adeta vurgulanırcasına dile getirilmiş ''Adın ne senin?Kimin oğlusun?Anımsa adını!''Sanki her rejimde insana dair bazı şeylerin baskılanması da varmış gibi düşündürüyor insanı.Kitabı okuduğum dönemde de Sovyetler Birliği'nin son lideri Gorbaçov'un ölmesi de artık kitap seçerken bu kitapla ilgili de bir şeyler olacak düşüncesini zihnimin bir tarafında hazırda bekletiyor.Kazangap'ın değer ölçüleri,Sarı Özek bozkırındaki trenlerin gidip gelişleri,Yedigey'in arkadaşına sadakati,eski geleneklerin sanki son temsilcisiymiş gibi Yedigey'in arkadaşını uğurlayışı çok hüzünlüydü.İnsana dair duygular çok güzel aktarılmış.