elif sıla cesur
Kitabın dili, yazarın hayatı edebi bir şekilde doyumsayarak yaşadığını göstermek konusunda bir hayli başarılı. Farklı kültürlerden esintiler içermesi okuyucunun hayalgücünün sınırlarını genişletiyor. Demir'in Mari'ye karşı olan saf duygularına gerçek hayatta rastlamak için oldukça şanslı olmak gerekiyor zira bu eşi benzeri kolaylıkla bulunabilecek türden bir duygu yoğunluğu değil gibi görünüyor. Okuyucunun kafa dağıtmak için okuyacağı bir hikayeye sahipse de bir dile sahip değil. Okuyucuyu birçok noktada cümleler üzerinde birer kez daha düşünmeye itiyor. Kitabın en çok son iki sayfasından etkilendiğimi söylemeliyim. Özellikle son paragraf hayata dair temel bir gerçekliğin bir kez de yazar tarafından dile getirilmesi adeta... emeğinize ve kaleminize sağlık!