tubiiiikkk
Kaşif
“Yenecem seni Cioran” güdüsüyle çıktığım bu okuma yolculuğunda Cioran’ın “en çok Cioran olduğu” söylenen kitabını bitirmiş olmanın enkazı ve gururu ikilemindeyim, ikilem dolu bir yazara son derece yakışan bir okuma sonu bence. Yalnızlığın doruklarında olduğunu düşündüğüm Cioran, yalnızlığın en çok yaraştığı Tanrı’ya yakın olma mücadelesi veriyor; aslında inanmaya direnç gösteriyor gibi geldi bana, sorgulamaları çok doğru yapıp gidiş yolundan yanlış bir sonuca vardıran şey derin yalnızlığı belki de... Aynı kitabı iki kez, ikinci seferinde daha yumuşak bir üslupta okutuyor kitap, ilk bölümü Fransızcadan, ikinci bölümü sadeleştirilmiş Rumence aslından çevrilmiş. Kimliğini bile kaybetmek isteyen, kendini bile isteye yalnızlaştıran Cioran’ın müzik, edebiyat, gözyaşı dolu, Nietzche’den girip Mevlana’dan çıktığı düşünsel yolculuğunun sonu keşke tefekküre varsaymış.