Seda Sevim
Kitap, hapishane hayatı özelinde aslında Rus halkının kurumlara, sınıflara, olaylara, hatta dinsel ritüellere yani toplumsal meselelere bakış açısının hapishanedeki insanlar üzerinden anlatıldığı ki bu dönemde dostoyevskinin sürgünde olması da konunun yer ve mekanına göre şekillenerek farklı bir perspektifle sunulması, iç karartıcı hapishane hayatını etkileyici bir hikayeye dönüştürmüş. Kitabın ilerleyen sayfalarında dostoyevskinin zulüm, zorbalık ve dönemin işkencecileri ile ilgili yapmış olduğu psikolojik analizlerde özellikle zorbalıkla ilgili yaptığı analizde sınıfsal gücün nasıl bir baskı aracına dönüştüğünü, bunun altında yatan nedenleri çok güzel anlattığı, "Bazen her fabrikatörün, her müteahhidin, işçisinin bütün ailesiyle beraber sırf kendi elinde olduğunu görmekten iç gıcıklayıcı bir zevk aldığı oluyor. Bu bir gerçektir, çünkü bir önceki kuşaktan kalan mirastan kolay kolay vazgeçmesi mümkün değildir. Tıpkı insanın ana sütünden kanına, damarına