segitarius
Ernest Hemingway tarzı bir kitap okuduğum hissine kapılıyorum. Birebir yaşadıklarını bir şekilde romanlara döken bu büyük üstadın; İtalya'da askeri hastanede yatarken aşık olduğu hemşireden etkilendiği için yazdığı 'silahlara veda' ya da Kolombiya'da yaşarken hobi haline getirdiği belıkçılık için yazdığı 'yaşlı adam ve deniz' romanları buna örnek. (okumayanlar için şiddetle tavsiye ederim) Kitabın anlatım tarzı da aynı. Yaşananları son derece akıcı ve gerçek manada hissedilmesi gereken hissiyatta anlatılmış. Yazar arkadaşımızın yeni kitaplarını merakla bekliyorum.