SEREF Aydin
"Yaban" Türk Edebiyatında aydın-köylü çatışmasını en güzel ve doğal haliyle dile getiren unutulmaz bir eser. Kurtuluş Savaşı'nda bir kolunu kaybeden ve artık savaşamayan Ahmet Celal, yanında savaşan askerlerden Mehmet Ali'nin daveti üzerine O'nun köyüne gider. Zaten üzgün olan Ahmet Celal, köye geldiğinde tam bir hayal kırıklığı ile karşılaşır. Gördükleri ve yaşadıkları O'nu şaşkına çevirir. Köylü savaşın etkisi ile fakir ve yılgın bir haldedir. Bağımsızlık mücadelesi karşısında köylü tam bir umutsuzluk örneği sergilemektedir. Anadolu'daki mücadeleye bu kadar uzak ve ilgisiz olan köylü karşısında Ahmet Celal kızgındır. Köylüye göre ise O, bir yabandır. Kimse O'na anlamaz, anlamak istemez. Aslında köylüyü bu şekilde yönlendiren ağa, muhtar ve imam üçlüsüdür. İşte Ahmet Celal'in gerçek mücadelesi de bunlarladır. Olaylar Eskişehir dolaylarında, Sakarya nehri kıyısında bir köyde geçmektedir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde köylüye gösterilmeyen ilginin sonucu ortaya konulurken, aydın insanlara da köylünün bakış açısı dile getirilmektedir. Her yönü ile okunması gereken bir eser olarak kitaplıklarda yerini alması gerekir.