Modern Harp Gemileri & 1850'den Günümüze
Modern Harp Gemileri & 1850'den Günümüze Ürüne Git
Berk Ulubeli
Kitapkurdu
Takdir Edilmesi Gereken Büyük Bir Emek...
Yorumumu siz kıymetli okuyucular ile paylaşmadan önce deniz harp tarihi ve savaş gemileri konularında yalnızca meraklı bir okur olduğumu hatırlatmam gerek. Zira “Modern Harp Gemileri” yahut “Savaş Tarihi” hakkında herhangi bir uzmanlığım bulunmamaktadır. Dolayısıyla okuyacağınız bu satırlar meraklı bir okurun naçizane yorumlarından ibaret olacaktır. Kitaba geçmeden önce yazarı tanımakta fayda olduğu kanaatindeyim. Bu kıymetli kitabın yazarı “Deniz Harp Tarihi” ve “Stratejileri” konusunda uzman bir hocamızdır. Kendisinin şu an yorumlamaya gayret ettiğimiz kitabı haricinde yine ilgili alanda iki farklı kitabı daha bulunmaktadır. Dilimizdeki harp tarihi, bilhassa deniz harp tarihi, konusundaki rafine kitapların azlığını düşünecek olursak derinlemesine okuma yapmak isteyenler için o kitaplara da bakmalarını önerebilirim. Çalışmaya gelecek olursak; kitap dört ana bölümden oluşmaktadır. Bölümlerin isimlerini, kitabın kitapyurdu sayfasındaki “İç Sayfalara Gözat” sekmesinden ulaşılabileceği için, ayrıca ve uzun uzun burada tekrar etmeyeceğim. İlk bölümde kitabın sonraki bölümlerine hazırlık olarak düşünülebilecek gemicilik ve deniz harbi konularında temel bilgiler yer almaktadır. Bu bölüm, konu ile alakalı ilk kez okuma yapacak okurların oldukça faydalanabileceği bir bölüm olarak gözümüze çarpar. Zira birçok kavram ve terim ile (benim gibi) ilk kez burada karşılaşabilirsiniz ve bu oldukça öğretici bir deneyim olacaktır. İkinci bölümde ise dreadnought, kruvazör, muhrip, fırkateyn vb. gibi birçok savaş gemisinin tarihsel gelişimini, muharebelerdeki rolünü görmek mümkündür. Öte yandan bu gemiler hakkında bilgi edinirken aynı zamanda önemli savaşlar, olaylar, mucitler ve teknolojik gelişmelerden de haberdar oluyoruz. Dolayısıyla kitap harp gemileri ile alakalı askeri konuların ağırlıkta olduğu bir kitap olmasının yanı sıra bilim tarihi konularına kadar genişlemektedir. Elbette iki konu birbirinden ne kadar ayrı düşünülebilir? Üçüncü bölümde ise deniz savaşı alanlarındaki önemli değişimlerden birine, denizaltılara, giriş yapıyoruz! Bu bölümde ilk denizaltı yapımı denemelerinden en karmaşık olanlarına kadar geniş bir skalada bilgi sahibi oluyoruz. Özellikle nükleer güce sahip denizaltıların caydırıcılığı hakkındaki bölümler deniz harp teknolojilerinin ne denli önemli ve caydırıcı olduğu noktasında önemli ipuçları sağlamaktadır. Son bölümde ise donanmaların ağırlık merkezlerinin zamanla uçak gemilerine kaydığını gözlemliyoruz. Ayrıca önemli uçak gemileri, kullanıldıkları savaşlar ve belirleyici rollerini de anlıyoruz. Öte yandan, yine aynı bölümün son kısmında ise amfibi savaş gemileri hakkında bilgi sahibi oluyoruz. Sonuç olarak kitap Türkçedeki çok önemli bir boşluğu doldurması bakımından oldukça mühim bir konumda yer almaktadır. Hali hazırda meşhur bazı isimlerin kitapları (Alfred Thayer Mahan vb.) dilimize kazandırılmış olsa da (ki baskısı yoktur) alan oldukça sığ bir görünüm sergilemektedir. Sadece bu durum dahi kitabın konuya meraklı okurlar tarafından takdir edilmesi gereken büyük bir emektir. Kitabı okurken bir taraftan da okuduğum ve hakkında bilgi sahibi olduğum gemileri “World of Warships” adlı oyundan simüle edebildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Eğer oyunlara merakınız varsa bu oyunu denemenizi tavsiye ederim. Kitabın akıcılığı ve kullanılan Türkçeyi de çok beğendim. Evren hocamızın eline sağlık! Bu güzel kitabı biz meraklı okuyucular ile buluşturan Kronik Kitap’a ve kitapyurdu’na çok teşekkür ederiz. Herkese bol kitaplı sağlıklı günler!