Bülent EFE
1930’lar. “Günlerin yirmi dört saat olduğu, ama çok daha uzun gelen” zamanlar. Alabama kasabası Maycomb. Alti yaşındaki Scout isimli küçük kız öyküyü anlatmaya başlar. Scout toplumsal gelenekleri sorgulayan erkeksi biridir. Dul babası, erkek kardeşi ve siyah aşçılarıyla yaşar. Okuyucuya zamansız bir toplumu resmeder; Maycomb’taki günlük hayat, komşular, değişik biri olan arkadaşı Dil. Sıcaktan kavrulan sokaklar, çay partilerinde dedikodu yapan leydiler, okula ayakkabısız gelen yoksul beyaz çocuklar, köleliğin kıskacındaki siyah insanlar. Gotik geleneği vurgulayan tekinsiz bir evde yaşadığı iddia edilen Boo Radley. Scout’un babası Avukat Finch beyaz bir kadına tecavüzle suçlanan bir siyahın savunmasını üstüne alır. Bu baştan kaybedilmiş bir dava gibidir, ama avukat kararlıdır. Duruşmanın ardından çocuklara yönelik kanlı bir saldırı olur ve Boo Radley’in gerçek kimliği ortaya çıkar; bir canavar değildir. Scout anlatı boyunca olgunlaşır ve kasabayı başka gözlerle gözlemlemeye başlar.