Murat GÖKÇEK
Bilge
Hayat öyle bir sinir ağı ki, kimlerle sinaps yapacağını asla kestiremezsin.
Bir roman bu kadar sürükleyici, ilginç ve dâhi öğretici olur mu? Olurmuş. Doğrusu, bir roman türü olarak Nöro-Roman türü olduğunu bilmiyordum ve bu tarz bir romanlar da okumamıştım aslında. Okurken romanın kahramanlarının beyin nöronlarında, sinapslarında gezindim, davranışlarının, kararlarının ve hatta kaderlerinin nasıl bilinç dışında nöral bağlantılarla şekillendiğine tanıklık ettim. Kurgu harika, olay örgüsü muhteşem. Restoran sahibi sinestezik bir kişilik Alef, sinirbilime meraklı ve tıp fakültesinden ayrılmış oldukça zeki bir kadın Tesla, Tesla'nın kız kardeşi Meryam, kötü giden bir evliliğin içerisinde Meryam'ın eşi Perit, sokaklarda büyümüş sonrasında şirket sahibi olmuş güçlü bir mafya lideri fizyolog lakaplı Galen, Tesla'nın yakın arkadaşı ve masum yaşantısının içinde bir hacker olan Derviş lakaplı İlias ve tüm kurgunun bağlandığı, Tesla'nın annesi olarak bildiği Vera. Peki bu kadar farklı hayatlar hangi kurguda ve nasıl bir hikayede buluşabilir. Okurken öyle ilginç bilgilere ulaşacaksınız ki, roman mı okuyorum yoksa fizyololoji ve sinir bilimi konusunda ders kitabı mı okuyorum diye tereddüte düşeceksiniz. Sinirli insanların frontal korteksini kullanmakta güçlük çektiklerini (s.184), kakaonun sinaptik bağlantıları güçlendirdiğini (s.187), "Daha önce duydun mu bilmiyorum ama seksor diye bir meslek var" (s. 215) dediğinde, seksorun nasıl bir meslek olduğunu. Serinin bu ilk kitabı ve romanın sonu, sanırım serinin ikinci kitabı Arachnoid Mater'ın başlangıcı ve ben ikinci kitaba başlıyorum. Keyifle ve merakla okuyacağınız bir kitap.