Dünyaca ünlü Rus coğrafyacı ve tarihçi olan Lev Nikolayeviç Gumilëv (1912-1992), sadece Rus tarihçiliğine değil dünya tarihçiliğine büyük katkılar yapmıştır. Özellikle de Lev Nikolayeviç Gumilëv’i meslektaşlarından farklı kılan en önemli özelliği teori yani kuram üretmesi ve yeni metodolojiler denemesidir.
Lev Nikolayeviç Gumilëv, farklı ulusların genetik karakterleri ile yaşadıkları coğrafyayla ilgili geliştirdiği “Etnogenez” teorisi ile ilim dünyasında büyük bir ses getirmiştir.
Gumilëv'un akademik literatüre kazandırdığı Etnogenez kuramı dünya tarihine, insanların yaşamına, toplum ve doğanın şekillendirdiği tarihi sürece yeni bir bakış açısı kazandırmıştır.
Lev Nikolayeviç Gumilëv’in “Son ve Yeniden Başlangıç” başlıklı bu eseri, onun bu konuda kaleme aldığı en önemli kitaplarından birisidir. Yazarın daha önce kaleme aldığı “Etnogenez Halkların Şekillenişi Yükseliş ve Düşüşleri” başlığını taşıyan ve aynı şekilde Selenge Yayınları’ndan yayınlanmış kitabının bir devamı ve tamamlayıcısı niteliğindedir.
Gumilëv, Etnogenez teorisini ve bilimsel alandaki yerini şu cümleleri ile ifade etmektedir:
"Araştırma konusunun insan eseri olduğu yerde tarih beşeri bir bilimdir, yani... folklor yazıları, felsefe sistemleri, ...resimler, kısaca, özünde statik olan kaynaklar... Ama insan sadece toplumun bir üyesi değil, aynı zamanda bir etnik grubun da üyesidir. O, biyosfere dâhildir, etnogenezin bir fonksiyonu olan etnik tarihin iskeletini oluşturan olayları gerçekleştirip tarihte izini bırakmaktadır. Bu yönüyle tarih bir doğa bilimidir..."
Rus tarihçi Lev Nikolayeviç Gumilëv, başta bu eseri olmak üzere diğer bütün eserleri birbirinin devam ve tamamlayıcısı niteliğindedir. Bu nedenle de Selenge Yayınları’nın öncülüğünde yayınlanmış “Gumilëv Kitaplığı” önemli bir boşluğu doldurmaktadır.