<adnan>
Grange ın ilk okuduğum romanı Siyah Kan olduğu için öncekilerle kıyaslayamam. Ancak Siyah Kan, diğer romanlarını okuma isteği uyandırdı. Kitap hakkındaki diğer yorumları okuduğumda, belki de yayın sırasına göre okumadığım için şanslı olduğumu düşünüyorum. Demek ki Grange ın diğer kitaplarını okurken daha çok zevk alacağım.
Siyah Kanda kurgu çok girift değil. Başlangıçta anlatılan kısa bölümü okuduktan sonra orada yaşanılan her bir anın sebebini kitabın sonlarına doğru yavaş yavaş anlıyorsunuz. Pek çok gerilim romanında olduğu gibi katilin hiç beklemediğinizi birinin çıkması yerine en baştan bilinmesi, kitabı sanki; bir gazetecini gözüyle "bir katilin anatomisi" kıvamına sokmuş. Yer yer monotonluğa düşülmüş olsa da kendini okutturan bir roman. Anatemada işlenen "kan" olgusu "günahlardan arınma" olgusu ile ilginç bir ustalıkla birleştirilmiş. Bunun dışında yine "kan" olgusunun yaşamsal sıvı olmanın dışında içerebileceği pek çok anlama da yer verilmiş. Gerilim sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap. Ancak gerilimden hoşlanmayanların bu kitaptan uzak durmasına da gerek yok kanaatindeyim.