Fransız Türkolog Edouard Chavannes’ın bu eseri Göktürkleri konu edinmiştir. Türk adını taşıyan bu ilk devlet kendinden sonraki kurulan Türk devletlerini de teşkilat yapısı ile etkilemiştir. Merhum D. Ahsen Batur’un titiz çevirisi ile okuyucuyla buluşan bu eser, alanında çok önemli çalışmalar yapan bir Türkolog tarafından kaleme alınmıştır. Fransızcadan dilimize kazandırılan bu eserin başka bir çevirmen tarafından yapılan çevirisi maalesef yer, şahıs, unvan gibi Çince kaynaklardaki alıntılardan oluşan orijinal eserdeki sözcükleri çevirirken ciddi hatalara düşmüştür. Bu nedenle Ahsen Batur tarafından bu titiz çeviri ile hem akıcılık sağlanmış hem de hatalar giderilmiştir ve büyük emek verilerek hakkıyla dilimize kazandırılmıştır. Türk tarihi için önemli Türkologların eserlerini dilimize kazandıran Selenge Yayınevi, bu alanda titiz ve bilinçli çalışmaları ile tarihçilerin ve Türk tarihine ilgi duyanların yardımına yetişen önemli bir yardımcı konumundadır.
Bu eser dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm Göktürklerin menşei ve kronolojik tarihini içermektedir. Burada soyağacı ve ülkelerin güzergâhları (Çin kaynaklarına göre) verilmektedir. İkinci bölümde Batı Türklerin (Göktürkler) siyasi tarihi anlatılmaktadır.
Üçüncü bölüm Batı Türk halklarına ve topraklarına ayrılmıştır. Burada Uygurlar, Sir-Tarduşlar, Şa-tolar gibi çeşitli Türk halkları ve Kaşgar, Hotan ve Fergana gibi Türk yurtları hakkında bilgiler verilmektedir. Bu kısım tarihî coğrafya açısından önemli bilgiler barındırmaktadır. Adı geçen yerlerin iklimi, fizikî coğrafyası, bitki örtüsü, hayvan türleri ve nüfusları hakkında bilgiler verilmektedir. Dördüncü bölüm Budist Hacılar başlığı taşımaktadır. Bu bölümde Türkler hakkında bilgi veren Budist rahiplerinin hayatları ve seyahatleriyle ilgili yazılar bir araya toplanmıştır. Dördüncü bölümde ise “Batı Türkleri Tarihi Üzerine Bir Deneme” başlığı altında Çin kaynaklarından yola çıkan yazar Göktürklerin kısa tarihini burada özetlemeye çalışmıştır. Son bölüm olan Beşinci Bölüm adı altında sadece kısa kronolojik bilgiler verilmektedir.
Kitap batı gözüyle Çin kaynaklarına göre yazılmıştır. Bu nedenle Çinlilerin gözüyle Türklerin hayatının aktarıldığı dikkatlerden kaçmamalıdır. Ayrıca Çince unvan ve isimler verilmesinin nedeni de budur.