Serap.Bahar
Kaşif
Memed'in özlediklerini yeniden görebilmek için Çukurova'ya dönüşüyle başlıyor kitap. Çukurova'nın köylerinde değişen şeyler olsa da değişmeyen tek şey feodal sistemin köylünün üzerinde kurduğu o baskıymış aslında. Bir ağa ölmüş olsa da yerine yeni bir ağanın gelmesiyle köylü yine ürettiğinin tamamına hakim olamıyor, sistem gereğince de yine kazanan suyun ağzındakiler yani ağalar oluyor. Cumhuriyetin ilk yıllarına Adana civarından bir bakış atıyoruz. Meclis kurulmuş, Mustafa Kemal Paşa Cumhuriyeti ilan etmiş, artık valiler falan çıkıyor kitap sahnesine. İlk kitaptaki gibi yine betimlemelerden, çevre tasvirlerinden başınız dönüyor okurken. O doğanın içinde buluveriyorsunuz kendinizi öyle ayrıntılardan bahsediliyor ki...