Serap.Bahar
Kaşif
Tomris Uyar nedense kendi annesinin hikayesini yazmış gibi hissettim ben bu kitabı okurken. Aslında kitap hikayelerden oluşuyor. 8 farklı hikaye var, ama birbirinden kopuk değil, sanki iç içe geçmiş gibi. Kitabın odağı, eğitimli ama hayatın içinde çeşitli şekillerde baskılanmış birkaç kadının kısa kısa hikayelerini okuyoruz. Aralarda bazı açıklamaların bulunduğu ekstra pasajlar var. Bu kadınların hikayelerinde yer yer tanıdık ögeler görüp, bazen üzülüp, bazen gülümsüyoruz. Hiçbirini tanımıyor olmakla bile hepsini içselleştirmiş gibiyim sanki. Bir yerden tanıdık geliyor. Karanlık bir sokakta yürümekten ürkmek şeklinde oluyor bu tanıdıklık bazen, "komşudan gelen tabak boş gönderilmez" şeklinde oluyor bazen de... Hikayeler giriş gelişme sonuç olmak üzere 3 kalıp bölümden oluşmuyor. Normalde bu bitmemişlik fikri beni yıpratır, ama bu hikayelerin bitmemiş olması veya başlamamış olması beni rahatsız etmiyor. Aksine kafamda bir şeylerin gölgeli kalmasından keyif alıyorum.