Gülhan ÜNLÜSOY
Bilge
Yazarın ilk okuduğum kitabıydı. Edebi dili akıcı bir o kadarda zengin. İyi ki alıp okumuşum dediğim bir eser oldu. “Kızarmış ekmek kabuğu gibi kahverengi bir güz çökmüştü Sarı Özek’e. Güzün ardından kış bastırdı, kar yağar yağmaz yerde kaldı. Çepeçevre beyazlıkta da ayrı bir güzellik vardı. Bozkırda göz alabildiğince uzanan sessiz beyazlığın ortasında demir yolunun kara bir iplik gibi geçişi görülmeye degerdi. Demir yolunda trenler ardı ardına gelip geçiyordu yine. Bu sürekli akışın yanı başına, karlı yayvan bir tepeciğin üzerine ufacık Boranlı köyü ilişmişti. Bir kaç ev ve öteki ıvır zıvır… Demiryolundan rahat vagonları içinde geçen yolcular bu insanların oturdukları yerlere ya kayıtsızca bakıyorlar ya da kuytuda kalmışlıklarından dolayı yüreklerinde onlara karşı kısa süren bir acıma duygusu hissediyorlardı.”