Esra Taspinar
Merhabalar Düşündünüz mü insanı en çok dibe çeken, yaralayan bazen utandıran ve derin kedere sürükleyen duygu hangisidir? Kesinlikle karşılıksız aşk. Hele karşınızdaki kişi bu durumun farkında ve bunu çıkar amaçlı kullanıyorsa eyvahlar olsun! Orhan’ın Firdevs’e duyduğu saplantılı aşk, Firdevs’in Fırat’a olan derin ve hastalıklı bağlılığını hissettiği halde sümen altı etmesi, kendisini küçük düşüren hareketleri okurken beni inanılmaz gerdi. Ve hikâyenin asıl can alıcı kısmı Orhan’ın Saklıkuyu isimli küçük kasabadaki Vedia Sultan Bimarhanesi’ne ayak basmasıyla başlıyor. Bu sakin ve tekinsiz kasabada tanıdığımız yeni insanların benzer yaralarına ortak oluyoruz ve öğreniyoruz ki hepsi bambaşka hayatlar yaşarken hikayelerini tamamlamak için bir şekilde Saklıkuyu’ya çağrılıyorlar. Hayal ve gerçeğin birbirine karıştığı, Orhan’ın zihninin çekmecelerinde sakladığı anıları gün yüzüne çıkartan Bimarhane’nin sakladığı sırların açığa çıktığı film tadında bir okumaydı.