TaRaNtuLa
Kitabın yazarı Stig Claesson için İsveç edebiyatının en ünlü isimlerinden biri deniyor. Kitabı okuduktan sonra bunun doğruluğuna inanmanız pek mümkün değil bence. Hikayenin değişik yerlerinde değişik insanlar ortaya çıkıp saçma aşk lafları edip kayboluyorlar.
Sürükleyicilik denen şeyden eser yok. Tabi bunun nedeni çok kötü olduğunu düşündüğüm tercüme beceriksizliği olabilir.. Çeviriyi başarılı bulmadım çok bozuk cümleler sizi ister istemez kitaptan soğutuyor.
Herşeye rağmen karşılıklı muhabbet edermiş gibi bir hava hissettirdiği söylenebilir ve bu da hoşuma gitmedi değil. Hikaye boyunca ilgimi çeken tek olay Adam ile Eva nın gittikleri cenazeydi. Bu cenazeyi garip yapan şeyin ne olduğunu merak ettim diyebilirim. Onun dışındaki her şey bir isveçli işçin hatta bizim için bile sıradan sayılabilecek her insanın hayatında bir kez de olsa karşılaşabileceği bir aşk hikayesi...