Necmi Çoban
Bir padişahın sarayına cariye olarak gönderilen Çinli bir bayanın sinsilikleri sonucu hanım sultan olması ile öykü başlıyor. Hanım sultanlığı elde ettikten sonra şehzadeden murad almak isteyen hatunun karşısına delikanlının iffet ve güzel ahlakı çıkar. Umduğunu bulamayan ve şamarı yiyen kadın soluğu padişahın karşısında alır. Bu arada hocasından sakın ağzından bir kelime çıkmasın uyarısını alan şehzade konuşmaz ve idama mahkum edilir. Bu noktada devreye giren padişahın kırk veziri kırk ayrı öykü anlatarak kadının fitnesini anlatırken hanım sultan da mukabil olarak şehzadelerin kötülükleri ile ilgili öyküleri sıralamaktadır. İşte bu minval üzere kitapta öykülere yer veriliyor. Arada bir şeyhülislamın da devreye girerek hikayeler anlattığını da eklemek isterim. Bir de hikaye anlatan hanım sultan ve vezirler bazen birden fazla hikaye anlatarak maksadına vasıl olmaya çalışıyor. Olay bu minval üzere devam ederken 33. vezirde artık Şah'ın canına tak ediyor ve olaya son noktayı koymak istiyor. Bu arada müneccimlerin şehzadenin talihinin döndüğünü görmesi ile hocası gence konuşma izni veriyor ve olayın iç yüzü ortaya çıkıyor. Klasik mutlu sona eriyor konu ama bu arada da birçok hikmetli kıssa ve hikaye de okuyucuya aktarılmış oluyor. Bir bakıma 1001 gece masallarını çağrıştıran kitabı kıssa ve benzeri öyküleri sevenlere hararetle tavsiye ederim.