Serap.Bahar
Kaşif
Hayatımda okuduğum en şahsına münhasır kitap bu muhtemelen. Sartre'nin varoluşçuluk sorgulaması yaptığı, bir parça felsefik, öte yandan da aslında sadece bir yazarın günlüğü olarak kaleme alınmış. Şahsına münhasırlığı da bu kadar derin konuları sorgulamasına rağmen adamın gündelik hayatını anlatıyor en sıradanlığı ile... Mesela diyor ki "bugün kalktım şu kafede bununla sohbet ettim" vs. böyle bir sıradanlık. Fakat sonra sonra farkına vardırıyor ki kitap, o sıradanlık dediğimiz varoluş sorgulaması. Kitapta bulantı olarak tanımlanan his bence iç sıkıntısı. Bana o şekilde geçti yani. O kadar gerçek geliyor ki okurken, karanlık dehlizlerde yürür gibi bir sıkıntı basıyor. Yanlış zamanlamayla okunursa, insanı depresyona götürür elinden tutup.