ael
Kitapkurdu
İskender Pala'nın eserlerini severek okuyorum. Ancak Od kitabındaki roman örgüsüne yedirilmiş bazı hususları görünce ister istemez şaşırdım.
Bazı konularda romanı oluşturmak için İskender Pala'nın boşlukları doldurması gerektiğini anlıyorum ancak Yunus Emre'nin Mevlana'ya "Ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm" dediği için pişman olduğu çok yerde tekrarlanmış. Böyle bir şey nasıl bilinebilir/yazılabilir?
En çok şaşırdığım şey ise aramalarda "gül yaprağı hikayesi" olarak bulunabilecek; budist bir tapınağa kabul edilmek isteyen bir yabancının hikayesinin Yunus Emre üzerinden anlatılması oldu. Kitabın sonlarına doğru Geyikli Baba ile karşılaşmasında bu hikaye ile karşılaşınca romanın gözümde ucuzladığını söyleyebilirim.
İskender Pala'nın, kitabın kurmaca olan yerlerini ve kaynaklara dayandırararak yazdığı yerleri üstüne basa basa belirtmesini isterdim. Çünkü bu kitabı okuyan bir çok kişi Yunus Emre'yi bu kitapla tanıyacak ve başka kaynaktan onunla ilgili bilgi edinmeyecektir.
Ayrıca, kitabın bazı yerlerinde roman okuyor gibi değil de İskender Hoca'dan ders dinliyor gibi hissettim.
Yazdığım tüm bu olumsuz eleştirilere rağmen kitabın insanın içinde bir şeyler kıpırdatan bir etkisi olduğunu es geçemem.