Alemin Yaratılışı ve Hz. Muhammed'in Zuhuru
Alemin Yaratılışı ve Hz. Muhammed'in Zuhuru Ürüne Git
yesevihan
Kitapkurdu
Aziz Mahmud Hüdai'nin "Alemin Yaratılışı ve Hz. Muhammed'in Zuhuru" gibi iddialı bir isim taşıyan bu eserinin okuru hayalkırıklığına uğratması kaçınılmaz. Bunun nedeni ; tasavvuf ehlinin kitapta Hüdai ile Rasulullah arasındaki şahsi ilişkiye ait birşeyler bulamaması olurken ; tasavvufa mesafeli okurlar da kitabı bir "rivayetler yığını" olarak göreceklerdir. (Kitap hakkında burada yazılan yorumları gözden geciren ziyaretci bu yaklasımların örneklerini görebiliyor.) Aziz Mahmud Hudai'nin bu eseri ile kainatın "varediliş sırları"na kapı aralayacak "kozmogenetik" bir şablon sunmadığını müşahede ettim. Bunu da bir yerde hoş karşılamak gerekir; ancak kitaba verilen isim okurda böylesi bir beklenti yaratıyor. Kısas-ı Enbiya türü rivayetler içeren bir esere bu tür bir isimlendirme yanlış olmuş. İlgi çeker diye düşünüldü ise başarılı olduğu kesin de okuru yanıltma açısından bakılırsa vahim bir durum sözkonusu... COSMOGENESİS konusunda tasavvufun söyleyecek o kadar çok sözü var ki... Bir örnek vereyim örnek olsun için : Ahmed Bedevi kendi miracını anlatırken dile getiriyor: "4. kat semada öylesi bir kum denizi ile karşılaştım ki o kum denizinin her bir tanesi şu üzerinde bulunduğumuz dünya büyüklüğünde idi..." Kutbu'l-aktab Ahmed Bedevi'nin 12. yüzyılda betimlediği bu kum denizinin nasıl bir şey olduğunu anlamak için isterseniz http://nasa.gov adresindeki evren haritalarına ve bu haritaların oluşumda kullanılan galaksi görüntülemelerine bir bakın isterseniz... Keşke Aziz Mahmud Hüdai'nin Rasulullah ile olan dolaysız görüşmelerini; levh-i mahfuzda okuduğu satırları ; levh-i mahfuzdaki "muallak" sırların nasıl "mukadder" hale dönüştüğüne ilişkin yakini bilgilerini de bu risalesine yazsa idi. O zaman hem Hudai hakkında olumsuz düşünen okurlar hem de Hudai'yi sevenler daha mutmain olurlardı. Keşke İnsan yayınları Hüdai ile mürşidi Üftade arasındaki sorulu cevaplı mülakatları içeren VAKIAT adlı Hüdai eserini neşretse de Hüdai'nin "esrar"ından biraz behre sahibi olabilsek...
Sonuç olarak bu eser Hüdai'ye kadarki "rivayet" tarzının bir derlemesi olarak tarafsız bir gözle okunması gereken "sıradan" bir eserdir; inananlarını kınamadan , inanmayanlarına kızmadan okunması gereken...