nuh222
Kitapkurdu
Eserin daha ilk sayfalarında Proust'u âdeta özümsediğini belirten yazar en ince ayrıntıya kadar indiği anılarında bunu okura fazlasıyla yansıtıyor zaten. Günlük rutini günce tutarcasına uzun uzadıya yansıtmak edebiyat mıdır yoksa sadece çalakalem bir yazı çalışması mı? Bu işi ciltler dolusu bir seriyle kotarmakla okurlar bir çeşit modern "Kayıp Zamanın İzinde" ilerlemiş olmuyor ne yazık ki. Bunun yanında ilginç tespitler, ironik özeleştiriler de yok değil. Oidipus kompleksini örnekleyen, baba merkezli aile trajedisi; abiye olan hayranlıkla haset duygularının birbirine devamlı karışması ile yazarın bazı satırlarda travma seviyesine düştüğü izlenimi de oluşuyor okuyanda. Sınırsız özeleştiri samimiyet uyandırmakla beraber yer yer lüzumsuz ajitasyona da neden olabiliyor. Tüm eserler gibi olumlu ve olumsuz yönleri, eksikleri ve fazlalıklarıyla kedine öyle ya da böyle oldukça geniş bir alan açmış bu eserler serisi nihayetinde okunur mu, okunur.