Yazar Charlotte Perkins Gilman, kadınlar konusunda sayısız konferans vermiş dönemin ünlü aktivistlerinden biri. O, eserini oluştururken kendi düşünce tarzını kaleme almış.
Femin bir ruhla yazılan "Kadınlar Ülkesi" sıradışı bir ütopya. Ataerkil toplumdan çıkıp feminist bir dünyaya adım attırıyor. Cinsiyet eşitliği, kadının toplumdaki yeri kitabın temel mottoları.
Terry, Jeff ve Vandyck araştırmayı seven üç yakın arkadaş. Gittikleri bir araştırma gezisinde yalnızca kadınların yaşadığı gizli bir ülkenin varlığından haberdar olurlar. Çok geçmeden bu saklı medeniyeti bulmanın derdine düşerler. Kimseye haber vermeden, kendi imkanlarıyla ülkeye varmayı başarırlar. Ülke sadece kadınlardan oluşan cennetten bir köşedir adeta.
Yazarın kurduğu ütopik ülke muazzam bir medeniyet seviyesindedir. Dil, din, ırk, cinsiyet konularında kendilerine has öngörüleri ve yaşam şekilleri mevcuttur. Eşitlik, doğruluk ve yardımlaşma gibi dünya genelinde yozlaşmış kavramlar bu ülkenin temel dinamikleridir.
Yazarın sorguladığı ve sorgulattığı kavramlar okurunu da derin sorgu muhakemelerine itiyor.
Kadınların metalaştırılması, cinsel obje olarak görülmesi ve erkeklerden ayrı tutulması nüktedan bir dille ifade ediliyor. Ayrıca din konusunda geçen karşılıklı diyaloglar şaşırtıcı derecede dikkat çekici. Ülkenin kadınları zeki, çalışkan ve akılcı. Erkek misafirlerini akıl dolu konuşmalarıyla mat ediyorlar.
Yazıldığı dönemden günümüze kadar gelen kitabın "Saltokur" yayınevi basımıyla yayımlanan Kadınlar Ülkesi, harika kurgusu ile okurunu neşeli bir şekilde ağırlayıp neşeli bir şekilde uğurluyor.