ihtiyar_balıkçı
Kötüler mahallesinde Balıklı Göl'i inerken Kalaboynu mahallesinden geçilir. Sonra Eski Arasa Hamamı yanından Ulu Camiye gelinir. Çocukken bu mahallede bize Elifba öğretmiş bir Ayşe Hocamız vardı. Hocamızın evinin bitişiğinde bir yaşlı kadın yaşardı tek göz odada.
Bir gayrımüslimdi,yalnızdı, korkuyla doluydu geceleri. Dinlerin farklılığından kaynaklanan sorunlar değişik dinlerden insanların yaşadığı Urfa'ya da uğramıştı. Bize şurda burda bulduğumuz yicekleri,şekerleri yemememiz gerektiği söylenirdi. Bunu söyleyenler annelerimizdi.Bu şekerlerin Yahudiler ve Ermeniler tarafından Müslüman çocukları öldürmek için bırakıldığına inanırdık. İnsanı insana düşman yapan inançsız insanların iftiraları cahil insanlar arasında dalga dalga yayılır. Yayılmıştı, bize kadar da gelmişti.
Ayşe Hoca'dan çıkarken cüzümüzü koltuğumuzun altına sıkıştırır, o kapıya bakmadan geçerdik.
İşte Son Gavur, böyle yoksunlukların yaşandığı kentte yaşananları anlatıyor.
İnsan, insan kıymasın diye bir türkü tutturmuş sevgili öğrencim M. Faraç.

Son Gavur'un ölümü biraz karanlıkta kalsa da derim ki soralım kendimize : "Son Gavur öldü mü ?"
Sahi gavur kimdir ? Aynaya bakarken gördüğümüz olmasın sakın.