ihtiyar_balıkçı
Sinekli Bakkal'da Halide Edip, İstanbul'un Aksaray semtini, o semtin yaşamını ve yaşama bakışını ele almış, bu arada dünyanın gerçek olmadığı,bir yansıma olduğu; yani yüce bir varlığın hayali olduğu mistik görüşünü de işlemiş.
Romanı ilginç yapan yön bence herkesin Doğu kültürü ile Batı kültürü arasında aşılmaz dağların var olduğunu iddia ettiği bir ülkede aslında her iki kültürün de sanatta ve mistik bir görüşte birleşebileceğini hatta birleştiğini vurgulması.
Peregrini aklıyla, Rabia kalbiyle yola çıkar her ikisi de sanatta buluşur. Doğu ile Batı birleşir, biribirini tamamlar.
Bilinmeli ki ayrılık gayrılık güdenler sadece ülkemizde yok. Batı da da en az bizdeki kadar fanatik, fundamentalist bireyler var ve bunlar ne yazık ki çoğunlukta. Türkiye AB ilişkilerinde de oldukça etkililer. Fransız Başbakanı, Alman Başbakan Merkel'i izleyin.
Bir de Rabia ile Peregrini'yi düşünün.
Osmanlıyı temsil eden imamın eski evi gibi fanatik düşünceler yıkılsa insandan insana yol bulabiliriz belki. Yoksa insanlık ormanda bir patikada kaybolacak.