Turhan Yıldırım
Kitapkurdu
Kırılan Hayallerin Öyküleri
80'li ve 90'lı yılların sinemasına baktığımızda özellikle sol cenahın darbe sonrası hayal kırıklığını, ideallerinin nasıl yıkıldığını, davasını terk edip sistemin göbeğine konanları görürüz. Bu kitap bahsettiğim hikâyenin muhafazakar cenahtaki izdüşümü. Din temelli ideallerle düşlenenlerin askeri darbe sonrasında nasıl terk edildiğini, siyasete nasıl bulaşıldığını ve refah uğruna fikirlerin tam tersi yönde hareket edilebildiğini anlatıyor. 80'li yıllarla birlikte değişen mütedeyyinlerin durumunu görüyoruz. Öyküler teknik olarak birbiriyle zincirli. Sanki bir yapbozun parçalarını okuyor ve son öykülerde de bunları birleştiriyoruz. Yazarın doğal anlatıcılığını öykülerde rahatlıkla görebiliyoruz fakat söylem tarafı o kadar baskın ki kurmaca yapı neredeyse tüm öykülerde bozulmuş durumda. Özellikle italik kısımlarda sloganvari ideolojik bir söyleme geçiş yapılıyor. Muhafazakar camiada değişen insanların eleştirisini gayet iyi şekilde görüyoruz belki ama söylemin baskınlığı edebi açıdan öykülere zarar veriyor. Sanki bir öykü kitabını değil de yazarın fikirlerinin yer aldığı metin parçalarından oluşan bir eseri okuyoruz. Bu nedenle de ne yazık ki karakterlerin inandırıcılığı okurda kalmıyor. Öykülerdeki anlatım sıçramalı olarak ilerliyor. Bu da yer yer karakterlerin ve olayların anlaşılmasını zorlaştıran bir durum. Ama tüm öyküler birbiriyle ilişkili olduğu için kitaptaki genel akışa hakim olabiliyorsunuz.