Osmanlı Sarayının Son Günleri
Osmanlı Sarayının Son Günleri Ürüne Git
hasanburkan
Lütfi Simavî Bey bir ittihatçı, dolayısıyla Sultan Vahdettin'i eleştirmesi doğal. İttihatçılara karşı var gücüyle savaşmış bir mazlum padişahı kendisinin eleştirmesinden daha doğal ne olabilir?

Bu kitabı aldım ve okudum uzunca bir süre önce. Beğendim de. Elbette Sultan Vahdettin'e mesnetsiz iftiralarını tasvip etmiyoruz. Lâkin Sultan Reşad'ın ne kadar adil, düzgün, dindar, muhterem, namuslu ve nev'i şahsına münhasır biri olduğunu anlayabiliyoruz.

Bana göre Sultan Reşad İttihatçılara karşı padişahlık otoritesini kullanamayan ama bundan fecî derecede muzdarip olan biz "mazlum" idi. Altmış beş yaşında tahta çıkmış bir adamın padişahlık otoritesi gibi bir derdi kalmış mıdır? Mezarına "padişah" mı yazdıracak? Gene de elinden geldiğinde uğraşmış, I. Dünya Harbi sırasında yetmiş yaşında olmasına karşın cepheye gitmek istemiş, "Yollar çamurdur şevketlüm." diyen Enver Paşa'ya "Paşa! Düşman altın yoldan mı geldi?" diyebilmiş bir adam, Balkanlar'a giden son Osmanlı padişahı...

İşte böylesine bir adamı anlamak için birebir, Sultan Vahideddin merhûmu kötülemek için de birebir.