Murat GÖKÇEK
Bilge
Sanal aşkların, bilgisayar romantizminin, hedonist ilişkilerin dünyasında Alain Badiou aşkın tehdit altında olduğuna inanıyor ve onu yeniden icat etmeye çalışıyor. İcat edebildi mi bilemiyorum ama tehdit altındaki gerçek aşkı sanat ve siyasetle bağdaştırması oldukça ilginç ve bana çok farklı pencereler açmış oldu. Aileyi aşkın devleti derken, aslında komünist bir devletten bahsediyor, kendi siyasi düşünce penceresinden ve oryantal kültürden ayrı bir batı anlayışının penceresinden baktırıyor aşka. Ondaki aşk bir olmak değildi iki olmaktı yani çoğulcu bir birlikteliğin yansımasıydı, hıristiyanlığın özündeki teslisdi belki de bu bakış. Oysa ben aşkı bir olmak olarak gördüm, böyle bildim ve böyle öğrendim. Yeni düşünceler, yeni perspektifler ve farklı pencerelerden aşkın felsefesine bir bakış. Keyifle okudum.