proxman
Soner Yalçın'ın istihbarat konusunda diğer yazarlara nazaran avantajlı olduğunu düşünüyorum zaten kitaplarının pek çoğu onun bu avantajının ispatı. Kitapta benim dikkatimi en çok çeken konu Hiram Abas'ın Fransa'daki eğitiminden sonra Türkiye'ye dönüp içişleri bakanı ile görüşerek Mit'te işe başlaması. Burada dikkat çeken ne diyorsanız o şudur ki;
Hiram Abas'ın dedesi bir mason zaten isminin Hiram olmasıda dedesinden kaynaklı. Dedesi de zamanın içişleri bakanı ile mason olmaları münasebeti ile dostlar, işte dikkat çeken konu bu, içişleri bakanı mason ve bu kişi diğer bir mason olan arkadaşının torununu TC'nin en kilit noktadaki kurumlarından bir tanesinde işe başlatıyor. Şimdi diyeceksiniz ki mason bakan veya mason başbakan hatta cumhurbaşkanı bu ülkeye çok mu yabancı, değil bunuda biliyoruz ancak bu beni rahatsız ediyor. Sonuçta ben biliyorum ki kendilerini mason sanan bu kişiler aslında birer piyon. Farkında olmadan kullanılıyorlar -bkz. Siyon Protokolleri- Hiram Abas'ın Mit'te devrim sayılabilecek işler yaptığınıda biliyoruz ancak neden bir mason dayanışması ile çevremiz sarılmış durumda bu nasıl oldu, nerede hata var ve bu nasıl düzeltilecek? Bir anti semitist değilim ancak mahremimin de hiç kimse tarafından bilinmesini istemem.