MichELL_10
1982 Nobel Edebiyat Ödülü´ne layık görülen roman Gabriel Gárcia Márquez´in harikalarından biri. Bir tercih yapmam gerekirse ilk sıraya Yüzyıllık Yalnızlık´ı alırım belki ama yazar kendi kitapları hakkında benimle aynı fikirde değil ve Kırmızı Pazartesi´den yana.


Kırmızı Pazartesi Kolombiya´da bir ilçede işlenen bir cinayeti anlatıyor ki, Kolombiyalı yazarımız da romanda geçen cinayetin gerçek hayattaki tanıklarından biri olduğunu söylüyor Can Yayınları´ndan çıkan baskıdaki önsöz görünümlü röportajda.


Olacakların inanılmaz derecede meydanda olduğu ama hiçkimse tarafından bunları engellemek için bir harekette bulunulmadığı, garip ötesi cinayet, oluş biçimi nedeniyle okuru da tam bir üzüntü ya da dehşet içine düşmekten alıkoyuyor.


Bir yandan her an birinin harekete geçmesini ve başarısızlığa uğrayacağını en başından bildiğiniz halde, gereken uyarıyı yapmasını beklerken, bir taraftan da hüzne kaptırıyorsunuz kendinizi usul usul.


Sonunda ise tam bir boşluk duygusuyla, sanki arkadaşlarınızla oynadığınız çocuk oyunu bitmeden anneniz tarafından eve çağırılmış hissine kapılıyorsunuz.