gorur61
Dili eski; üslubu sakız gibi uzayan, meramını bir türlü anlatamayan kekeme misali; durum analizi ve karakter analizine boğulacaginiz bir roman. 18 yıl ara ile iki defa okudum; demir leblebi gibi bir üslup ile yazılmış. Aşırı bir betimleme var; uzun cümlelerle ve çok eski sozcuklerle etimleme okunmaktan sıkılmazsanız okuyun derim. Zengin bir edebi anlatimı varsa da bu üslubu ve dili her paragrafta göstermeye çalismasi beni yordu, boğdu; ona rağmen ikinci defa okudum. Yarım gram bal için yüz gram keçiboynuzu kemirmek gibi bir şeydi bu okuma...Neden iki defa okuduguma gelince: 2006 yılında okuduğum zaman da kitap zor ilerlemişti; aradan geçen on sekiz yılda oluşan edebiyat birikimime güvenerek tekrar okudum ama değişen bir şey olmadı. Ben yazarın "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" adlı kitabını tek geçerim....