incipyn
Kitapkurdu
Gerçekten Garwood kesinlikle farkını yine yaratmış. Nicolaa'nın sapanla yeteneği ve Royce'da iz bırakabilmesi takdire değer. Ayrıca Royce'u kandırabilecek kurnazlıkta olması da öyle. Aslında şöyle bir bakıldığında gerçekten Royce ve Nicolaa tam anlamıyla birbirleri için yaratılmış gibiler. Ama özellikle değinmek istediğim kısımlar var. Nicolaa'nın Royce'un emirlerini red edip verdiği emirleri değiştirmesinin ardından hizmetlilerin önündeki sözleri gerçekten şaşırttı beni. Ayrıca Royce'un Justin konusundaki tutumu da ayrı bir mevzu. Royce aslında gerçekten evlenilebilecek biriydi ve Nicolaa bunu değerlendirdi. Ayrıca siyah veziri oyma çabaları da çok güzeldi. Hamileliği öğrenmeden önceki oyunları yani Nicolaa'nın Royce suya itme çabası falan gülümsetti beni. Royce ömrü hayatında hiç çocukluk ya da o an aklına gelen küçük oyunlar yapmayan bir adam ve birden hayatına bunları yapan birinin girmesi ile tepetaklak olmasını yazar çok güzel anlatmıştı. Ayrıca değinmek istediğim bir diğer nokta ise Nicolaa tamamen kocasının istediği gibi eş olma uğruna bütün davranışlarını değiştirmesinin ardından Royce'un siyah veziri oyarken ki konuşmalar ve Justin'in ortaya attığı laflar harikaydı. Aslında anlatılacak o kadar nokta ve bahsedilmeye değer o kadar olay var ki. Hani anlatılmaz yaşanır denilecek bir kitaptı. Ama her şey bir yana Julie Garwood'un tek bir hatasını gördüm. Bu kitap bu şekilde bitmemeliydi. Sanki yarım kaldı gibi. Gerçi devamı var mı bilmiyorum ama bence olmalı.

Her neyse eğer okumadıysanız bence kaçırmayın okuyun. Julie Garwood bu ya kaçırılır mı kitabı :)