faik çelik
Kitapkurdu
Yazarın Odası 2. cildi de ilk ciltte olduğu gibi “The Paris Review” dergisinde yayınlanmış 9 yazar ile yapılmış söyleşilerden oluşuyor. Ancak bu yazarlar daha genç ve bir kısmı hayatta, dolayısıyla ilk ciltten daha yeni döneme ait. Buradaki yazarların söyledikleri söyleşiyi yapan kişilerin sorularına göre ilginç veya sıradan olmuş. Örneğin Saul Bellow söyleşisi çok kaliteli ve keyifli, buna karşın Ezra Pound söyleşisi yavan ve sıkıcı, bu belki de Pound’un geçmişe ait sırtındaki yüke de bağlı olabilir. Keza Raymond Carver’da da hayal kırıklığı yaşadım. Toni Morrison’a hayran kaldım, “feminizm”i kendisine bu kadar yakıştıran söyleşisi okunmalı. Haruki Murakami bomboş bir söyleşi vermiş, farklı olmak dikkat çekici olmak adına hiçbir şey söylememiş. En zekice cevaplar Philiph Roth, biraz da Paul Auster’de var. Orhan Pamuk söyleşisi de oldukça başarılı. İlk cilde göre çok daha iyi bir kitap.