faik çelik
Kitapkurdu
Arnavut yazar İsmail Kadare’den okuduğum ikinci roman, bu kitabı da ilki (Rüyalar Sarayı) gibi kısa sayılabilecek bir roman. Arnavutluk taşrasında yüzyıllardır var olan bir geleneği ve folklorik davranışları Arnavutluk Mitolojisinin modern yorumu olarak anlatıyor. Bahsi geçen gelenek “Kanun” olarak sınırları çizilmiş ve Anadolu’da da rastladığımız, yabancısı olmadığımız bir gelenek; kan davası. Kadare bu romanını daha Fransa’ya iltica etmeden önce eski rejimdeyken yazmış, buna rağmen diktatoryaya, iktidara karşı üç maymunu oynayan aydınlara ciddi eleştirel göndermeleri var. Üslubunu çok sevdim, gerek bu gerek ilk kitabında da akıcı ve heyecan dozu iyi ayarlanmış, toplum ve insanların, mekanların tanımlamaları oldukça etkileyici, çevirisi de başarılı. Öneririm.