Çağıl Çetinkaya
‘Körlük’ deyince aklınıza görme yetisini kaybetmek mi yoksa bir şeye olan inancın yitip artık görmek istememek, o şeye karşı körelmek mi geliyor? . Nobel ödüllü, hemen hemen herkesin büyük bir tutku ancak aynı zamanda da tiksintiyle okuduğu bu distopyayı istesem de elimden bırakamadım. . Pek çok toplum normunu sorgulatan, etik ve ahlaki değerleri, bir duyumuzu kaybettiğimizde yerle bir eden, gözlerimizi kapattığımız dünyanın kimse bakmayınca nasıl büyük bir cesaretle soyunup çırıl çıplak kalabileceğini ‘körler’in de nasıl büyük bir zevkle ondan yararlandığını en çarpık haliyle bize sunan bir roman. . Doktorun karısının gören gözleriyle bakabileceğimiz bir dünyaya uyanabilmek güzel olurdu ya da olur muydu gerçekten?