Gülseren Çakir
Üstat
Hayat yolculuk, bizde yolcularsak eğer, bavulumuza tıkıştırdıklarımızla beraber içine sığdıramadıklarımızdır yaşamın tümü. İleriye bakmamızı, yeni başlangıçlar yapmamızı, mutlu olmamamızı engelleyen geride bıraktıklarımızdır. Nermin Yıldırım kitabına seçtiği isimle bile ne kadar çok şey anlatabiliyor değil mi? Bu kez öykü kitabı ile okuyucusuyla buluşurken, bu kısa karşılaşmanın başlangıcında da kaleminin vuruculuğunu kullanmış elbette. Üç kısıma ayırdığı hikayelerinin ilk bölümünde kullandığı bilinç akışı yöntemiyle aile bağlarının o karmaşık, duygusal, oyunbaz dünyasına misafir ediyor.. İkinci bölümde ise iç döküş yöntemiyle bizlere ötekileşen kimliklerin varlığında bir toplumda yaşadığımızı hatırlatıyor, kalemini zihnimize sürte sürte hem de . Üçüncü bölüm çocuk, ergen, kadın, erkek; hepsinde yaralar hepsinde hüzün hepsinde kaybediş ve kayboluşun olduğunu, etrafımıza bakarken aslında at gözlükleri gözümüzde bir yaşam sürdüğümüzün altını çizerek okuyucuya sunuyor.